slide3

Avukat Tutma Hakkı Ne Demektir ve Zorunlu Mudur?
Türk Hukuku’nda herhangi bir suçlamayla karşı karşıya kalan kişi, avukat tutma, avukatı varsa onu çağırma,
avukat olmadan konuşmama, avukat tutacak parası yoksa kendisine avukat tayin edilmesini isteme hakkına
sahiptir. Bunun ile birlikte idari mahkemelerde davacı veya davalı sıfatı ile, ceza mahkemelerinde sanık veya
katılan sıfatıyla ve icra dairelerinde alacaklı-borçlu sıfatıyla yapılacak işlemlerde ve duruşmalarda avukat tutma
zorunluluğu yoktur.

Her soruşturmadan önce sanık veya şüpheliye bu hakkı hatırlatılmak zorundadır. Sanık veya şüpheli tarafından
avukat talep edilmesi halinde barodan bir avukat görevlendirilir. 18 yaşından küçüklerin ve cezasının üst sınırı 5
yıl ve üstü olan sanıkların yargılamalarında avukat bulunması zorunludur. Kendileri istemese dahi bir avukat tayin
edilir

Avukatlık Ücreti Nedir ve Nasıl Belirlenir?

Gelir Vergisi Kanunu’nun 65’ inci maddesi; “Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya
ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam
ve hesabına yapılmasıdır.”şeklindedir. Bu maddeye göre avukatlık mesleği serbest bir meslek olmaktadır.

Nasıl bir doktorun özel muayene hanesine gidildiğinde bir ücret ödemeniz gerekiyorsa avukat bürosuna gidip
hukuk alanındaki bilgi ve tecrübelerinden yararlanıldığında veya vekâleten iş takibinde bir ücret ödenmesi
gerekmektedir.

Avukata ücret ödenmesi aynı zamanda yasal bir zorunluluk olup avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen
değerler altında ücret sözleşmesi yapılması da yasaklanmıştır.

Avukata ödenecek ücretin kapsamı avukat ile vekil eden arasında yapılacak yazılı veya sözlü sözleşme ile
belirlenir. Verilen ücret, dava sözleşmesinin konusunu oluşturan işle ilgili kesin hüküm elde edilinceye kadar
yapılacak tüm işlemleri kapsamaktadır. Yargı makamlarına verilecek dava dilekçesi veya cevap dilekçesi, itiraz
dilekçesi ve temyiz dilekçeleri ücret kapsamında olup, üst yargı mercilerinde duruşmalı yapılacak işler ile verilen
hükmün icra takibine konulması ücret kapsamında değildir.

Avukatlık ücreti, yargılama giderleri olan dava harçları, tebligat, keşif, bilirkişi ücreti vs. masrafları ile iş takibi
için yapılan yol, konaklama vs. masrafları kapsamamaktadır. Davanın kaybedilmesi, açılan davadan sonradan
vazgeçme veya avukatın görevinden alınması gibi hallerde ödenen ücretin iadesi gibi bir durum söz konusu
değildir.

Avukat ve Avukatlık

Avukatlık Kanunumuzun;
1. Maddesi “Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.
Avukat görevini yerine getirmede bağımsızdır.”
2. Maddesi “Avukatlığın amacı, hukuki münasebetlerin düzenlenmesine, her türlü hukuki mesele
ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesine ve genellikle hukuk
kurallarının tam olarak uygulanması hususunda yargı organları ve hakemlerle resmi ve özel kurum
ve kuruluşlara yardım etmektir.
Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis
eder.
Adli merciiler ve diğer resmi daireler, avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı
olmakla yükümlüdürler.”
şeklinde hukukumuzda avukatlık ve avukat kavramlarını açıklamaya çalışmıştır

Avukatlığın amacı hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve
anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallar›n›n tam
olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar
nezdinde sağlamaktır.

Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis
eder. Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi
teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara
görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı
kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla
yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekâletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda
müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir.

Hukuk ve Hukuk Kuralları

“Belirli bir zamanda belirli bir toplumdaki ilişkileri düzenleyen ve uyulması devlet zoruna
(müeyyide) bağlanmış kurallar bütünüdür”.

Geniş bir kavramla hukuk; örgütlenmiş bir toplum içinde yaşayan insanların birbirleriyle veya
kişilerin yine kendilerinin meydana getirdiği topluluklarla ve bu toplulukların birbirleriyle olan
ilişkilerini düzenleyen, kişilerin güvencesini ve insan haklarını sağlamak amacıyla oluşturulan ve
devlet gücü ile desteklenen bağlayıcı, genel, soyut ve devamlı kurallar bütünüdür.

Hukuku diğer toplumu düzenleyici kurallar olan örf ve adetler, gelenekler ve dinlerden ayıran özellik
devlet tarafından güvenceye alınmış ve cebri yaptırımlara sahip olmasıdır. Hukuk kuralları insan
davranışlarını düzenler ve bulunduğu toplumun değer yargılarını taşır. Soyutluk ve genellik özelliği
sayesinde benzer nitelikteki bütün durumlarda uygulanması sağlanır.